Eski Kayı’daki Tarihi Çocuk Yurdunun Çağrısı
Eski Kayı’daki Tarihi Çocuk Yurdunun Çağrısı

Kimim Ben?

Merhaba dostlar, ben terk edilmiş Eski Kayı köyünün yanındaki mini tepecikte viran halde son demlerini yaşayan tarihi taş bina. Yıllar oldu metruk bir halde bir başıma kalalı burada. Oysa ne güzel günlerim olmuştu benim de. Cıvıl cıvıl çocuklarla doluydu içim fedakar öğretmenleriyle.Bir dönem Ankara’nın bu uzak köşesinde kimsesiz çocuklara sıcak bir yuva idim ben.

Burada yıllarca kimsesiz çocukların yaşadıklarına şahitlik ettim. Onların hem evi hem eğitim yuvası oldum. Anne, baba şefkatinden uzak bu yavrular benim yataklarımda ne hayaller kurdular karanlık gecelerde. Şimdi nerelerdedirler acaba? Kimisi benim gibi hayatının son anlarını yaşıyordur, kimi de göçüp gitmiştir belki de bu dünyadan. Arada bir gelip beni görmek istemezler mi acaba? Şu yıkık dökük halime bakıp üzülürler mi? Hem bana hem geride kalan eski günlere.

kayı piknik alanı

 Yıkılmak Üzereyim

Yakın zamana kadar çatım sağlam haldeydi, en azından koruyabiliyordu içimi; yağmura, kara ve tabiatın çetin zorluklarına karşı. Şimdi çatımın bir köşesi yılların yorgunluğuna ve bakımsızlığına dayanamayarak çöktü. Kocaman delikler oluştu çatımda. Bazı duvarlarımda da çatlaklar var ama genel olarak aslında hala çok sağlamım sadece biraz ilgiye, sevgiye ve bakıma ihtiyacım var.

Dostlar bir sahip çıkan olmazsa bu çöken ve kocaman bir deliğin açıldığı çatımın önleyemediği yağmur ve kar suları ahşap bölümlerimi hızla çürütecek ve belki ben daha fazla dayanamayıp tamamen yıkılacağım.

Kayı Piknik Alanı

Ne hallere düştüm dostlar ne halimi soran var ne yaralarımı saran. Bir ara piknik alanı olarak işlettiler bahçemi o zaman yine benimle ilgilenen olmuyordu ama en azından böyle çöp ve pislik içinde değildi bahçem. Buraya piknik için gelenlerin ben çok da umrunda değildim. Onlar gelip mangallarını yakar yemeklerini yiyip çekip giderlerdi çoğu da oturdukları yere çöplerini bırakarak. Haklarını yemeyeyim şimdi kendi çöplerini topladığı gibi önceden kalan çöpleri de toplayan duyarlı insanlar da gördü gözlerim sayıları çok olmasa da.

Şimdi bir sorumlu da yok artık burada. Yine piknik için gelenler var kafa çekmek için gelen alemciler de. Gelsinler burada tek başıma olmaktansa onların burada geçirdikleri zamanlarına ben de eşlik etmek isterim fakat dostlar, içtikleri şeylerin şişelerini, tenekelerini; yedikleri yiyeceklerin plastik ambalajlarını, poşetlerini buralara saçıp savurup gitmek de ne oluyor? Şu hale bir bakın dostlar her yerim çöp içinde.

Bozkırda Minik Bir Orman

Yüzyıllardır insanların yakıp yok ederek bir bozkıra çevirdiği Ankara topraklarında beni daha yeni inşa ettiklerinde gördüğünüz bu koca çamlar daha küçücük bir fidandı. Şimdi diğer ağaçlarla birlikte burayı minik, yemyeşil bir ormana çevirdi bu ağaçlar. Fena mı oldu? Reva mıdır burayı bu pisliğe maruz bırakmak? Giderek daha fazla tahrip edilen şu dünyada en fazla ihtiyaç duyduğunuz şey değil mi soluduğuz havadaki oksijeni üreten, gölgesinde serinleyip piknik yaptığınız bu ağaçlar? Bunu anlayıp da ne zaman sahip çıkacaksınız bu güzelliklere?

Yalnızlık Zor

Dedim ya şimdilerde yapayalnızım buralarda. Bazen yanımdaki terk edilmiş kayı köyünün eski sakinlerinden birkaç yaşlı arkadaş gelirler yanıma onlar da hem benim hem onların gençliği olan eski yıllara gider hüzünlenirler. Biraz yanımda vakit geçirip bir ah çekerek kalkar ve biraz öteye taşıdıkları köylerindeki evlerinin yolunu tutarlar. Arada bir de duyarlı insanlar gelir buralara. Merakla incelerler beni. Acırlar pislik içindeki halime. Bir şeyler yapılamaz mı diye hayıflanırlar. O an ellerinde bir imkan olsa benim için bir şeyler yapacaklarına inanıyorum ben o insanların.

Yeniden Doğmak Mümkün mü?

Geçenlerde bir genç arkadaş gelip heyecanlandırdı beni. Tanıyordum onu daha önce de gelmişti buraya pek çok defa. Ama bu kez elinde bir kamera çekim yapıyor ve üzülüyordu düştüğüm bu hale. Yanındaki adama anlatırken duydum. Benim bu halimi ve yaşadıklarımı anlatacakmış insanlara. Belki duyarlı olup gücü yetecek insanların dikkatini çekebilirmiş. Çok mutlu oldum, büyük bir ümit ve heyecanla bekliyorum olacakları.

EKİM 2018

Bir cevap yazın