İncirlik Köyü Tarihi
İncirlik Köyü Tarihi

İncilik köyünün yakınında tahribatla yok olmuş bir harabede Hıristiyanlığı simgeleyen haç işaretli taşlardan ve çandan burasının eskiden kilise olduğu anlaşılmıştır. Köylüler bu kiliseden hareketle İncilik köyünün eskiden Hıristiyanlık merkezi olduğunu ve köyün adının da İncil’den geldiğini söylerler. Bu köylülerin isim benzerliğinden hareketle ortaya koyduğu bir hikayedir.

Cevdet Türkay Anadolu’ya gelen göçebe Türkmen taifesi içinde icili, incilü, inci gibi isimler taşıyan aşiretin olduğunu; bunların genellikle İstanbul, Rumeli, Aydın, Afyon ve Diyarbakır taraflarına yerleştiklerini ifade eder. Yine konar-göçer Yörükan-ı Türkmen taifesi arasında: İncil,İncilikli, İnciklü, İncikler adlı cemaat olduğu bunların da; Maraş, Adana, Bursa, Adana, Edirne ve İçel taraflarına yerleştiklerini belirtmektedir.

Buradan da anlaşılacağı gibi köy ismini bu cemaat ve aşiretten almış olmalıdır. Türkiye’deki birçok yer ismi bu şekilde oluşmuştur.

Yenikent’in 11 km kuzeyinde yer alan Dutluca Höyüğü’nün kuzey, güneydoğu eteklerinde evler, güneybatı yamacında mezarlık vardır. Höyüğün yaklaşık 200 metre kuzeyinden çay akmaktadır. Höyükte yapılan yüzey araştırmasında: Kalkolitik, Eski Tunç ve Klasik Çağ’a ait çanak çömlek parçaları tespit edilmiştir.

İncilik köyüyle ilgili ilk yazılı bilgi 1530 tarihli muhasebe defterinde geçer. Buna göre Ankara sancağı kazalarından Murtaza Abad’a bağlı olup 13 hane, 8 mücerred (bekar) olmak üzere 21 vergi nüfuslu ve 3721 akçe geliri olan bir köydür.Her hane 5 kişi kabul edilirse bu yıllardaki nüfusu yaklaşık 78 olarak hesaplanır. (13*5+ 8)

İncilik köyünün eski bir köy olduğu yapılan yüzey araştırmalarından anlaşılmaktadır. Buranın kuraklık yüzünden dağıldığı şimdiki köyün sonradan dışarıdan gelenler tarafından kurulduğunu köylüler de ifade etmektedir. Onlara göre eskiden köyde Tatarlar yaşamaktayken 1800’lü yıllardaki büyük kuraklık neticesinde yaşanan kıtlık yüzünden bunlar köylerini terk edederek Ankara’ya gitmişlerdir.

1844-45 tarihli Çoğlu köyü temettüat defterinde İncilik mezra olarak geçmektedir. Bu yıllarda İncirlik mezrasını Çoğlu ve İlyakut köylüleri ekmektedir.

93 Harbi dediğimiz Osmanlı-Rus savaşında Kafkasya’dan bu bölgeye göç edenler olmuştur. İnciliğe de 1877 yılında üç kardeş gelip yerleşmiştir. Devlet bunlara ailedeki kişi başına büyüklere 15-20, çocuklara 8 dönüm toprak vermiştir. 1892 yılında tapuları da verilmiştir. Daha sonraları Ayaş ve civarından da gelip yerleşenler olmuştur. Bunların dışında çoban ve hizmetkar olarak gelip buradan arazi satın alarak yerleşenler de olmuştur.

Bugün( 2004 yılı kastediliyor) İncilik’in bir mahallesi durumunda olan Dutluca’da da aynı durum yaşanmıştır. Eskiden köy olan Dutluca yaşanan kuraklık ve kıtlık yüzünden terk edilmiştir. Burada yaşayanların genellikle Lezgi köyüne (Bugün Keçiören’deki Sarıbeyler köyü) gittikleri söyleniyor. 1880’li yıllarda buraya 65 hanelik bir Boşnak grubu gelip yerleşmiştir. Daha sonra bu 65 haneden 60 hanesi İzmir Kadıfekale’ye yerleşmişlerdir.

Bunların dışında Erzurum ve Gümüşhane’den gelenler de olmuştur. Devlet aile reislerine 45 dönüm çocuklarına 35 dönüm arazi vermiştir. 1880’den 1940’lı yıllara kadar devlete ait hazine arazisini ekenler, ektikleri toprağın vergisini verirken 1940’tan sonra bu toprakları satın almışlardır.

İncilik 1928 yılında Zir nahiyesine 1935 yılında Halkavun nahiyesine ( Bugün Kazan’a bağlı Yazıbeyli köyü) daha sonra Bitik nahiyesine (Bugün Kazan’ın bir mahallesi) bağlanmıştır. 1955 yılından itibaren ise yeniden Zir nahiyesine (Yenikent) bağlanmıştır.

1935 yılından itibaren nüfus şu şekildedir.

YIL

NÜFUS

YIL

NÜFUS

1935

112

1970

211

1940

173

1975

222

1945

203

1980

169

1950

207

1985

181

1955

272

1990

204

1960

261

1997

142

1965

210

2000

141

2004 yılı verilerine göre köyün tarıma elverişli arazisi 12.378 dekardır. Toprağı organik madde oranı az kireç oranı yüksek olan killi ve tınlı olup tahıl üretimi için uygundur.

İlçe tarım müdürlüğü verilerine göre yıllık ortalama 1350 ton buğday, 750 ton da arpa üretilmektedir. Bunların yanı sıra nohut ve mercimek de ekilmektedir. Yine yıllık ortalama 800 dekarlık arazide kavun-karpuz ekilmektedir.

Köyde ilçe tarım müdürlüğü işbirliğiyle meyvecilik de yapılmaktadır. Genellikle elma, armut, kayısı, vişne ağaçları dikilmektedir. Orman Bakanlığı köye ait dağlık arazide ağaçlandırma çalışmalarına devam etmektedir.

İlçe Tarım Müdürlüğü verilerine göre 300 baş koyun 98 baş süt ineği bulunmaktadır.

Köy kurulduğunda yapılan ve kerpiçten olduğu söylenen cami yıkılmış ve yerine 1960 yılında taş bina olarak köy odasıyla birlikte yeniden yapılmıştır.

Okul 1960 yılında yapılmış, elektrik 1969 yılında gelmiştir.

Kaynak: Sincan Kültür Haritası, Halil OLGUN, Ankara,2004

Bir cevap yazın